Abdülhamid'in Cinci Hocası Süleyman Tevfik Özzorluoğlu

0
Abdülhamid'in Cinci Hocası kapağı

Yazar(lar)

Kategori(ler)

Yayınevi

Kırık bağlantı ya da bozuk dosya mı var?


Izahat

II. Abdülhamid tarikatlara hususi bir ehemmiyet vermiş, bunların yiyecek ve aydınlanma benzer biçimde harcamalarını bizzat kendi karşılamış, harap halde olan tekkelerin onarımlarını yaptırıp, tarikat büyüklerinin türbelerini onarım ettirmişti. Arap vilayetleri ve Afrika’daki nüfuzlu tarikat şeyhlerine nişan ve rütbeler kayra etmenin yanında maaşlar da bağlayan Padişah, Ebü’l-Hüda Efendi, Zafir Efendi benzer biçimde şeyhleri yanında tutarak onların nüfuzlarını kullanmıştı. Abdülhamid sarayda, çeşitli tarikatları ve bu müesseselerin temsilcilerini yakın ilişkiler kurarak kendisine yaklaştırmıştır. O şekilde ki Abdülhamid’in neredeyse o dönem için mevcut derhal her tarikata üye olduğu düşüncesi yaygınlık kazanmıştır. İstanbul’daki, Osmanlı coğrafyasındaki büyük tarikat kollarının derhal hepsiyle yakından ilgilenilmiş, pek oldukça maddi gereksinimleri karşılanmış, devlete karşı yükümlülük olarak algılanabilecek pek oldukça işlemden muaf tutulmuşlardır. Müslümanların yoğun yaşamış olduğu yerlerdeki günlük yaşantının İslami şartlara oldukça daha uygun olmasını sağlamaya yönelik düzenlemeler, cami çevrelerinin düzenlenmesi benzer biçimde, din kitaplarının devlet matbaasında oldukça sayıda bastırılıp dünyanın her tarafına dağıtılması benzer biçimde uygulamalar devletin bu yönünü yada halifenin bu yönünü oldukça daha çok ön plana çıkarmıştır. II. Abdülhamid döneminde, bilhassa ilk ve orta öğretimde müfredatta din derslerinin sayısını arttırmaya yönelik düzenlemeler de yapılmıştır. Bu kitap; II. Abdülhamid’in, sözü edilen politikaları uygularken yanında bulundurduğu din adamlarından kabul edilen Ebü’l-Hüda Efendi’yi mevzu alır. Ebü’l-Hüda inanılmaz hafızası, kendine gelen kişilerin, gelmişi, geleceği ile alakalı isabetli tahminleri ile tanınmış ve meşhur olmuş birisidir. O bu özelliği ile sonunda Yıldız Sarayı’na çağrı edildi. Sultan II. Abdülhamid, Serencebey yokuşundaki Kuşçubaşı Mustafa Bey’in konağını dayalı-döşeli olarak onun emrine tahsis ettirdi. Bu saatten sonrasında Ebü’l-Hüda ile Sultan içinde tarihe mal olmuş ilişkiler başladı…


Leave A Reply