Anlamlı Mevlana Sözleri

0

Anlamlı Mevlana Sözleri 13. yüzyılda yaşamış ve insanlığa büyük katkılar elde etmiş olan Mevlana; mühim bir ozan, mutasavvıf ve ilahiyatçı kimliğe haizdir. Yaşamış olduğu dönemde kaleme almış olduğu eserler ve emekler ile geniş kesime ulaşarak kendisinden çoğunlukla söz ettirmiştir. Böylece geniş yelpazeye haiz olan meşhur sözler kategorisine de katkılar da bulunmuştur. En bilindik ve meşhur sözü olan “Ne olursan ol gene gel” sözü ile Mevlana, yaşamdan göçüp gitse de anlamlı Mevlana sözleri, günümüzde halen insanların feyz almış olduğu sözlerin önderlik yapar.

Günümüzde Afganistan sınırlarında yer edinen İran’ın Belh şehrinde 1207’de dünyaya gelen Mevlana’nın tam adı Mevlana Celaleddin-i Rumi’dir. Babasının vefatının peşinden Konya’ya gelen ve burada hizmetlerine devam eden Mevlana, yaşamı süresince değindiği tüm eserlerinde Tanrı aşkını mevzu almış ve yaşamı süresince Tanrı’a olan sevgisini fikirleri ile insanlara aşılmaya çalışmıştır. Bir Tasavvuf düşünürü olarak tanınan ve gerek eserleri gerekse düşünceleri ile ün kazanan Mevlana, bilhassa insanlığa verdiği 7 nasihat ile adeta adını hafızalara kazımıştır. Ek olarak Tasavvuf anlayışının yanı sıra insancıl yaklaşımı ile de İslam dininin en mühim temsilcisi ve öncüsü olmuştur.

Anlamlı Mevlana Sözleri

Anlamlı Mevlana Sözleri

Kırma ki, tutunacak dalın olsun.

Aslolan yar yaradandır, gerisi yaralayandır.

Yürek yorulunca ter gözden akar.

Zor diyorsun, zor olacak ki sınav olsun.

Yüreğimiz kıymet bilene emanet.

Odun yanınca kül olur, insan yanınca kul olur.

Her şey, neye layıksa ona dönüşür.

Rüyalar olmasa hayaller kurulmaz, gerçek olmazdı.

Aşk, her şeydedir fakat hiçbir şeyde görünmez.

Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.

Ya olduğun şeklinde görün, ya göründüğün şeklinde ol.

Tanrı(c.c)’a ulaşacak birçok yol var. Ben Aşk’ı seçtim.

Bizlere gözün değil, gönlün görmüş olduğu yürek gerek.

Asla geçmişte yaşama fakat daima geçmişten ders al!

Acı, acıyla iyileşir. Aşk ise daha büyük bir aşkla.

Üzülme hepimiz ölür kimi toprağa gömülür, kimi yüreğe.

Dost acı söyleyen değildir. Acıyı tatlı söyleyebilendir.

Dürüstlük pahalı bir mülktür. Ucuz insanlarda bulunmaz.

Yakarış kapı çalmaktır. Gerisine karışmak haddi aşmaktır.

Üzülme cancağızım. Her bir yaradan haberdardır Yaradan.

Kalp deniz, dil kıyıdır. Denizde ne var ise kıyıya o vurur.

Güzeli güzel icra eden ‘edep’tir, edep ise güzeli sevmeye sebeptir.

İşin başlangıcında sonunu gör de ceza gününde pişman olma.

Ey dost! Derdin ne olursa olsun umudun daima Tanrı olsun.

Bilgisiz şahıs gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır.

Aşk o şekilde engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı.

Aklın başına ulaştığında Pişman olacağını bir işi sakın yapma.

Birini seviyorsanız, onu Tanrı’tan isteyin. Kalpler Tanrı’ın elindedir.

Aşk, altın değildir, saklanmaz. Aşkın tüm sırları meydandadır.

Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir, bunun için sevgiliye “yar” denilir.

İçinde azıcık nur olmayana, dışarıdan verilen nasihat yarar vermez.

Akıllılar evvelde ağlarlar; bilgisizlerse işin sonunda başlarını vururlar.

Gönül, han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz, günahtır!

Hadi yaramı sarmaya merhemin yok. Yalandan da olsa gönül alamaz mısın?

Birini seviyorsanız O’nu Allahtan isteyin. Kalpler Tanrı’ın Elindedir.

Gözyaşının bile görevi varmış; peşinden gelecek gülümseme için temizlik yaparmış.

Minareden düşenin parçası bulunur da, gönülden düşenin parçası bulunmaz.

Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı dünyada su da olmazdı ateş de.

Cahille girme münakaşaya. Ya sinirini zıplatır tavana ya da yazık olur adabına.

Her birimiz tek kanatlı melekleriz ve biz sadece birbirimizi kucaklayarak uçabiliriz.

Uğruna fedakârlık yapmadığın sevgiyi, yüreğinde taşıyıp da kendine yük etme.

İnsanları iyi tanıyın, her insani kötü bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.

Ve ben; arzu tutmadım asla. Hep yakarma ettim: ‘ömrün ömrüme nasip olsun’ diye.

Bilmeyen ne bilsin seni gamlanma deli gönül, gönülden anlamayana bağlanma deli gönül.

Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil. Ne süre? Bilmiyorum. Yeter ki o kapıda durmayı bil.

Nasibinde var ise alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa tüm cihan önüne serilse sana ters.

İnsan gözden ibarettir aslen, geri kalan cesettir. Göz ise sadece gerçek dostu görendir.

Irmak suyunu tümden içmenin imkânı yok fakat susuzluğu giderecek kadar içmemenin de imkânı yok.

O şekilde bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu şeklinde beklesin seni.

Sopayla kilime vuranın gayesi, kilimi dövmek değil, tozunu almaktır. Tanrı sana sorun vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?

Acı su da tatlı su da berraktır. Sakın görünüşe aldanma. Görünüşte hepimiz insandır fakat gerçek insan hal ehli olandır.

Tanrı için ateşe atılmak vardır. Lakin ateşe atılmadan ilkin kendinde İbrahimlik olup olmadığını araştır. Bu sebeple ateş seni değil İbrahimleri tanır ve yakmaz!

Nice bilginler vardır ki gerçek bilgiden, hakiki irfandan nasipsizdirler. Bu ilim sahipleri, data hafızıdır, data sevgilisi değil.

Ey gönül. Ateş için rüzgâr ne ise, aşk için de ayrılık öyledir; minik olanı söndürür, büyük olanı ise daha da kuvvetlendirir ve iyi bil ki, ey gönül. Aşk; alevden bir denizi, mumdan kayıkla geçmektir, yanıp kül olmadan asla geçemezsin.

Leave A Reply