Serkan ve ailesi heyecanlı bir halde dinlence için hazırlanmaya başlamışlar. Tüm işleri bittiğinde otomobile binmişler ve otellerine gitmek için yola koyulmuşlar. Yolları epey uzunmuş fakat Serkan sıkılmadan saatlerce etrafı seyretmiş. Ağaçları incelemiş, arabaların plakalarını okumaya çalışmış.




Sonunda yol bitmiş ve yedi gün kalacakları otellerine gelmişler. Valizleri yerleştirmişler ve denizin kenarına inmişler. Hava o denli sıcakmış ki anası Serkan’ın gölgenin altından çıkmasına bir süre izin vermemiş. Serkan bu duruma oldukça üzülmüş, şemsiyenin altında kumla oynuyormuş. Sonrasında hava serinlemeye başlamış ve ailecek denize girmişler. Ertesi gün gene kahvaltıdan sonrasında deniz kenarına inmişler, anası gene Serkan’ı gölgede durması için uyarmış. Fakat bu sefer Serkan annesini dinlememiş ve güneşin altında oturmuş. Hava o denli sıcakmış ki güneşin altında durmak asla doğru bir karar değilmiş. Anası Serkan’ı oldukça kez çağırmış fakat ufak çocuk annesini dinlememiş. Akşam olup odalarına döndüklerinde Serkan’ın tüm vücudu kıpkırmızıymış. Güneş kremi bile Serkan’ı korumaya yetmemiş. Vücudunun yanması yetmezmiş benzer biçimde midesi de bulanmaya başlamış. Anası ve babası Serkan’ı hastaneye götürmüşler. Hekim Serkan’a güneşin derisini yakmak suretiyle bulunduğunu tekrar o sıcakta dışarıda durmamasını söylemiş.

Aile oteline geri dönmüş ve Serkan’ın dinlence süresince vücudu acımış. Ne rahat rahat denize gidebilmiş nede kumda oyun oynayabilmiş. Annesinin sözünü dinlemediği için tüm tatili zehir olmuş. O günden sonrasında tekrar annesinin sözünden asla çıkmamış.

Daha çok kısa öykü okumak isterseniz Kısa Hikayeler kategorimizi inceleyebilirsiniz.




Site Adresi:

Bir cevap yazın