Bir varmış bir yokmuş evvel vakit içinde. Gökkuşağı Gezegen’inde Hayal ülkesinin, Şekerleme Şehri’nde.

Rengârenk ağaçlardan oluşan uçsuz bucaksız toprakları çikolatadan oluşan bir orman varmış. Analı babalı yavrulu bebekli ufak büyük hayvan arkadaşlarımız yaşarmış bu ormanda. Bu ufak ailelerden biride bizim maymuşların olduğu Şeftali Ailesi.

Baba maymun sabah erken saatlerde kalkar kıyafetini giyer kahvaltısını yapmış olup işe gidermiş. Peşinden bizim küçük yaramaz maymuşlarımız da babalarıyla birlikte kahvaltılarını yapar dışarıya koşarmış.

Bu maymuşların adları: Edi, Büdü ve Nilü imiş. Annelerine yardım etmeden dışarı fırlar, türlü türlü afacanlık yapar, ağaçtan ağaca zıplarlarmış.

Akşam babalarından birazcık ilkin eve gelip, ellerini yüzlerini yıkayıp, kıyafetlerin değiştirip derhal yemeğe otururlarmış.

Yemekten derhal sonrada televizyonun karşına geçip yorgunluklarını atarlarmış. Fakat anne maymuş Medi Hanım, yemeği de topladıktan sonrasında odasına geçer yatarmış. Bu durum Nilü’ nün dikkatini çekmiş.

“Niçin akşamları annem bizimle oturmuyor, niçin annemle daha çok vakit geçiremiyoruz?’’ Diye içinden hayıflanmış. Bu suali kardeşleriyle de paylaşmış. Evet demiş Edi ile Büdü’’ bizde oldukça üzülüyoruz. Kimi zaman annemizi özlüyoruz.’’

Ve babalarına sormak istemişler.

“Babacım demişler niçin akşamları annemizi göremiyoruz niçin aramızda olmuyor. Acaba annemiz hastamı.”

Babaları, evlatların bu düşüncesi onun hoşuna gitmiş. Ve onlara şöyleki bir plan yapmalarını istemiş.




Sabahı heyecanla bekleyen çocuklar sabah olunca her zamanki şeklinde kahvaltı yapmış olup babalarıyla birlikte dışarıya çıkmışlar ve annelerini izlemişler. Medi hanım kahvaltı bulaşıklarını toplamış, mutfağı toplamış, evi süpürüp silmiş, çamaşırları yıkayıp asmış.

Evlatların odasını toplamış, dağılan oyuncakları toparlamış. Ütüyü yapmış. Akşamüstü olunca yemeğin hazırlığını halletmeye başlamış.

Annelerini izleyen Edi Büdü ve Nilü annelerini izlerken bile oldukça yorulmuşlar. Annemiz asla dinlenmedi. Çayını bile içemedi. Hep bizim dağıttığımız eşyaları topladı, bizim kirlettiğimiz evi temizledi.

Bizim katlamadığımız ortalığa saçtığımız oyuncaklarla uğraştı ve birde biz akşam aç kalmayalım diye yiyecek hazırlığına başladı. O an anladılar ki annelerinin ne kadar fedakâr bir maymuş bulunduğunu yalnız evlatlarını düşündüğünü.

Ve gözleri yaş içinde eve girdiler ve tek tek annelerinin o bitkin kollarına atlayıp onlarca kez özür dilediler. “Annecim biz sana destek olamadık, yalnız kendimiz düşündük, özür diliyoruz annem” dediler.

Bundan sonrasında akşam yemeğini babalarıyla birlikte kurup sofrayı birlikte kaldırdılar. “Annecim sen otur, biz babamla mutfağı toparlarız.”

Sabah uyandıklarında ise; odalarındaki oyuncakları yerine koyup çıkardıkları giysileri katlayıp temiz bir halde seviye kurmaya başladı bizim 3 yaramaz maymuş.

“Annecim kahvaltıya da yardım ettikten sonrasında Goril Amcanın parkına da gider miyiz.”

“Tabiî ki yavrum işim yok ki, evde sizin sayenizde birlikte yapınca iş de kalmaz ve birlikte oldukça daha keyifli vakit geçirebiliriz” demiş anne maymuş.

Siz kıymetli okurlarımızın yorumlarını bekliyoruz lütfen yorum yapmayı unutmayınız 🙂
Daha çok masal okumak isterseniz Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.




Site Adresi:

Bir cevap yazın