Varlıklı Cingöz’ün Masalı

0

Bir varmış bir yokmuş. Evvel süre içinde kalbur saman içinde dev gibi bir çınar ağacının dallarında yaşayan kuşlar varmış. Her kuş ailesi çevreden bulmuş olduğu şeylerle kendilerine ufak fakat şirin yuvalar yapmış. Fakat içlerinden birisi zenginliğe ve gösterişe oldukca düşkünmüş. Bu kuşun adı da Cingöz müş.

Cingöz kendi yuvasını öteki kuşların yuvasından değişik yapmak için sağdan soldan daha oldukca dal, yaprak toplamış. Cingöz’ün ailesi de aynı Cingöz şeklinde gösteriş yapmayı oldukca severmiş ve onlarda Cingöz’e yuva için bir oldukca eşya vermiş. Cingöz, öteki kuşların yuvalarını küçümser, “Bu şekilde ufak yuva mı olur” diyerek kuşlara ağır sözler söylermiş. Fakat öteki kuşlar onu asla umursamaz hayatlarına devam edermiş. Günlerden bigün kuşların yaşamış olduğu bölgede oldukca büyük bir fırtına çıkacağının haberi duyulmuş. Tüm kuşlar yuvalarına gidip aileleri ile birlikte gelecek olan fırtınayı beklemeye başlamış. Cingöz de aynı öteki kuşlar şeklinde yuvasına gitmiş fakat Cingöz o yuvada yalnızmış. Bu sebeple anne ve babası başka bir yuvada yaşıyor o ise onlardan ayrı kendi yuvasında yaşıyormuş. Burnu da oldukca havada olduğundan evlenmemiş ve evladı da yokmuş. Hatta arkadaşı bile yokmuş. Kısa bir süre sonrasında hafifçe bir rüzgar esmeye başlamış. Ondan sonra o hafifçe rüzgar yerini fırtınaya bırakmış. Fırtına o denli güçlü esiyormuş ki kuşlar birbirlerine sarılarak rüzgarın geçmesini bekliyormuş. Bir kaç saniye içinde çınar ağacı da o fırtınaya dayamamış ve tüm dalları oldukca şiddetli sallanmaya başlamış. Kuşlar artık yuvalarının derdinde değil canlarının derdindelermiş. Hepsi yuvalarından ayrılma sonucu almış ve uçup gitmişler. Cingöz ise saray yavrusu olan yuvasını bırakmak istememiş ve olduğu yerden kıpırdamamış. Fakat yuvalar daha çok dayanamamış ve birbir uçmuşlar. İlk uçan da Cingöz’ün evi olmuş. Cingöz evinin uçmasıyla ne yapacağını şaşırmış ve ağlamaya başlamış.

Bir süre sonrasında rüzgar bitmiş ve her yer sakinleşmiş. Tüm kuşlar yuvalarına geri dönmüş fakat asla birinin yuvası olduğu yerde değilmiş. Kuşlar birbirlerine destek olup teselli etmişler, hepsi birden ağlayan Cingöz’ün yanına gitmişler. “Ağlama Cingöz, bırak yuvan uçsun, senin canından kıymetli değil” demişler. Cingöz “Fakat benim yuvam sizin ki şeklinde derme çatma değildi” demiş. Kuşlardan biri dayanamamış ve “Hala gösteriş peşindesin. Anlamadın mı yuvan iyi mi olursa olsun içinde mutlu olman mühim. Senin ki oldukca lüks bizim ise sıradandı fakat bak senin de yuvan uçtu benimde.” demiş. Cingöz o an aslen öteki kuşların haklı bulunduğunu anlamış. Mühim olan sevmek ve sevilmek bulunduğunu, zenginliğin ve gösterişin mühim olmadığını mühim olanın yuvanın içinde mutlu olmak bulunduğunu geç de olsa anlamış olmuş. Cingöz o gün büyük bir ders almış ve o günden sonrasında ki yuvasını öteki kuş yuvaları şeklinde yapmış, ağaçta yaşayan öteki kuşlarla da dost olmuş ve eskisinden daha mutlu yaşam yaşamaya başlamış. Masal da burada bitmiş.

Daha çok uzun masal okumak isterseniz Uzun Masallar kategorimizi inceleyebilirsiniz.

Leave A Reply